Seyahat Haberleri İlham Verici Öneriler Paris’te Gezilecek Yerler

Tüm makaleler

Paris’te Gezilecek Yerler

200 yıl önceki fotoğraflarıyla karşılaştırıldığında bile birebir aynı duran şehirlerden biri, Paris. Gelin siz de bu zamansız şehrin bir parçası olun ve Paris’te gezilmesi gereken yerleri keşfedin.
Ucuz Paris Uçak Biletleri

En Popüler Noktalarıyla Turistik Paris Gezi Rehberi

1. Sacré-Cœur Bazilikası

Sacré-Cœur Bazilikası

Sacré-Cœur, çoğunlukla düz bir şehir olan Paris’in en yüksek tepesi olan Montmartre’da yer alıyor. Travertenden inşa edilmiş bu göz alıcı beyazlıktaki bazilika, Paris’in en muhteşem manzaralarından birini sunuyor. “Kutsal kalp” anlamına gelen Sacré-Coeur, Hristiyan inancına göre İsa’nın insanlığa olan kutsal sevgisini sembolize ediyor. Bazilikaya merdivenleri kullanarak, veya füniküler ile ulaşmak mümkün. Sacré-Coeur’ün önündeki çimenlerde oturarak muhteşem Paris manzarasını doyasıya seyrettikten sonra, yürüyerek ressamlar meydanına, yani Place du Tertre’e gitmenizi tavsiye ederiz. Paris’in en bohem meydanı olan Place du Tertre‘de ressamlar, müzisyenler ve pandomimcileri izleyin, etraftaki kafelerde lezzetli bir kahve veya şarap için, veya en güzeli haritayı bir kenara koyun ve 1800’lü yılların sonunda birçok ünlü ressama ev sahipliği yapmış Montmartre’ın daracık sokaklarında kaybolmanın tadını çıkarın!

2. Zafer Takı ve Şanzelize Caddesi

Şanzelize Caddesi ve Zafer Takı

Arc de Triomphe diye adlandırılan Zafer Takı, toplam 12 caddenin kesiştiği Charles de Gaulle meydanında bulunuyor. Bu meydana aynı zamanda tüm caddelerin birleşmesinin oluşturduğu şekilden dolayı “yıldız” da deniyor. Napolyon’un en zengin döneminde inşa ettirdiği ve Fransa’nın kazandığı zaferleri simgeleyen Zafer Takı’nın tepesine çıkarak şehrin en ünlü caddelerini görebilirsiniz. Bu caddelerden biri de Paris’te mutlaka gezilmesi gereken yerlerden olan meşhur Şanzelize. Fransızlara soracak olursanız dünyanın en güzel bulvarı olan Şanzelize’de yürümeye başladığınız andan itibaren, lüks markaların mağazalarını göreceksiniz.

Paris alışverişi çok sevmeyenlerin bile beğendikleri bir şeyler bulabildikleri bir şehir. Ancak New York’un en iyi alışveriş noktalarıyla yarışabilir mi, karar sizin!

3. Eyfel Kulesi

Eyfel Kulesi

Piknik” kelimesini ilk Fransızlar kullandığına göre bir bildikleri var elbet… Eyfel Kulesi’nin tepesinden gözüken manzara muhteşem, kabul ediyoruz, ama hemen aşağısındaki Champ de Mars’ın yeşil çimenlerinin üzerinde piknik yapmak kadar keyiflisi yok! Etraftaki bir marketten piknik için gerekli malzemeleri kolayca temin edip, Eyfel Kulesi’nin tadını piknik yaparak çıkartın deriz; bu kesinlikle Paris’te yapılması gereken şeylerin arasında. Çimenlere uzanın ve Paris’te olmanın keyfini tadın.

Ucuz Paris Uçak Biletleri

4. Louvre Müzesi

Paris’te mutlaka gezilmesi gereken Louvre Müzesi o kadar büyük ki, bir günde hepsini gezmeniz mümkün değil! Bu yüzden müzenin planını önceden inceleyerek görmek istediğiniz yerleri belirlemeniz size epey vakit kazandıracaktır. Biletinizi internetten alarak uzun bilet sırasını da kolayca atlatabilirsiniz. Elbette Leonardo da Vinci’nin ünlü eseri Mona Lisa’yı görmeden dönmemek gerek. Ancak erken bir saatte gitmeye özen gösterin deriz, yoksa önündeki kuyruktan Mona Lisa’ya yaklaşmakta zorlanabilirsiniz!

5. Orsay Müzesi

Louvre Müzesi kadar büyük olmasa da, Paris’in en önemli müzelerinden olan Orsay, eski bir tren garının müzeye dönüştürülmesiyle oluşmuş. Özellikle 19. yüzyıl sanatına meraklıysanız burası Paris’te mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri. Monet, Rodin, Cézanne, Dégas ve Van Gogh gibi ünlü sanatçıların en önemli eserlerini barındıran müze kesinlikle Paris’te görülmesi gereken yerlerden.

Orsay Müzesi’nde ünlü heykeltraş Rodin’in heykellerine hayran kaldıysanız, bir de her yeri heykellerle dolu Roma’yı görün deriz.

Ucuz Paris Uçak Biletleri

6. Notre Dame Katedrali

Notre Dame Katedrali, Batı cephesi

Yapımına 1163 yılında başlanan ve Fransız gotik mimarisinin en önemli eserlerinden olan Notre Dame Katedrali uzaktan görüntüsüyle çok dikkat çekici olsa da, yakınlaştıkça daha da ilginçleşiyor. Özellikle batı cephesindeki, yani ana girişteki heykel ve süslemeler o kadar detaylı ki baktıkça bakasınız geliyor ve her seferinde yeni bir şey görüyorsunuz. Ancak bu tarihi binadaki her şey o kadar da eski değil – içerideki düz ekran televizyonlar sizi şaşırtmasın! Bir Katolik kilisesi olan Notre Dame hâlâ ibadete açık ve düzenlenen ayinler son teknolojiyle yayınlanıyor.

7. Palais Garnier

Kim derdi ki bu muhteşem bina bir mimarın ilk eseri! Mimar Charles Garnier, Paris’in opera binasını tasarlamak için seçmelere katılmadan önce ismi duyulmamış ve tam olarak bir eseri bulunmayan bir mimarmış. Eğer denk getirebilirseniz önceden bilet alarak Opera Garnier’de mutlaka bir bale veya dans gösterisine gidin. Ancak gösteriye spor kıyafetlerinizle gitmemenizi öneririz, çünkü Fransızlar bu tür gösterilere genelde özene bezene giyinerek gelirler. Hazır oralardayken Opera Garnier’nin çok yakınında bulunan ve dünyanın en şık alışveriş mağazalarından biri olan Galeries Lafayette’i de ziyaret etmeden dönmeyin deriz; Paris’te alışverişin keyfi bir başkadır.

8. Le Marais

Place de Vosges

Önceleri çoğunlukla Musevilerin yaşadığı, şimdilerde ise canlı sokaklarıyla ön plana çıkan Le Marais‘ye metro ile 1. hattın Saint Paul durağında inerek ulaşabilirsiniz. Paris’te gezilmesi gereken mahallelerden olan Le Marais’nin sokaklarının arasında gizlenmiş Village Saint Paul’un avluları ve antikacı dükkanları oldukça kendine has. Bolca sanat galerisi ve hoş mağazaların olduğu sokaklarda gezdikten sonra yorulduysanız Paris’in ilk planlanmış meydanı olan Place de Vosges’e gidip bu yemyeşil ve huzurlu meydanın çimlerinde uzanarak yorulan ayaklarınızı dinlendirebilirsiniz.

Ucuz Paris Uçak Biletleri

9. Saint-Germain-des-Prés

1940’larda Fransız edebiyatının kalbinin attığı yere hoş geldiniz! Saint-Germain Bulvarı üzerindeki Café de Flore ve Les Deux Magots adlı iki kafe, sürrealizm ve varoluşçuluk akımlarının doğuşuna tanıklık etmiş. Picasso, Hemingway, Sartre, Beauvoir ve Camus, bu kafelerde bolca vakit geçiren ünlü isimlerden sadece birkaçı. Hangi kafenin daha çok yazar ve entelektüel ağırladığı konusunda ise büyük bir rekabet varmış. Şimdilerde ise ziyaretçilerin çoğunluğunu turistler oluşturuyor, bu yüzden kahvenizi ara sokaklarda içmenizi öneririz. Rue de Buci ve Rue Saint-André des Arts sokakları lezzetli restoranlar, sevimli kafeler ve ilginç mağazalara ev sahipliği yapıyor.

10. Restoran Clover

Hiçbir Paris gezisi leziz Fransız mutfağından tatmadan tamamlanmış sayılmaz. Ünlü şef Jean François Piège’in restoranı olan Clover turistler tarafından keşfedilmemiş, yerel halkın severek gittiği ve Fransız mutfağının nadide tatlarını sunan bir yer. Beklenmedik malzemeleri müthiş bir uyumla harmanlayan restorana önceden öğle veya akşam yemeği için rezervasyon yapabilirsiniz. “Paris kaldırımında” pişen Saint Jacques deniz tarağını özellikle tavsiye ederiz.

Harita

Daha Fazlası için Alternatif Paris Gezi Rehberi

Eiffel Kulesi, Louvre Müzesi, Champs-Elysées… Paris’e ilk kez gidiyorsanız kenti tanımaya başlamak için iyi noktalar. Peki Paris, sadece bu bilinen yerlerden mi ibaret? Tabii ki hayır! Dünyanın en renkli kenti Paris’i farklı bir gözle görebilmeniz için, alternatif bir Paris gezi rehberi oluşturduk.

Ucuz Paris Uçak Biletleri

Işıklar Şehri

paris gezi rehberi

Paris sadece Avrupa’nın değil; dünyanın en etkileyici şehirlerinden biri. Kültürün, sanatın, bilimin, ekonominin ve politikanın dünya üstündeki merkezlerinden biri olan bu şehirde birçok farklı renk var.

Avrupa’da bazı kentleri sadece birkaç saat, belki de birkaç gün içinde keşfetmeniz mümkün. Ancak Paris bu kentlerden biri değil. Bu kadar farklı renge, bu kadar zengin bir tarihe ve kültürel mirasa sahip olan bu kent farklı gözlere farklı yönlerini gösteriyor. Sizin sadece Paris’e nasıl bakacağınızı bilmeniz yeterli.

Paris dünyanın en turistik şehirlerinden biri. Her yıl yaklaşık 15 milyon turist Paris’i ziyaret ediyor. Bu rakam, kentin yerli nüfusundan oldukça fazla.

Turistler arasında bu kadar popüler olan Paris’in doğal olarak turizm klişeleri de var. Bu klişelerin bazıları kenti biraz daha iyi tanımak için uygun.
Champs-Elysées’de bir yürüyüş ya da Sacré Coeur’den kenti izlemek fena bir fikir değil. Ancak bir noktadan sonra, eğer biraz daha otantik bir Paris tecrübesi yaşamak istiyorsanız, kendinizi sürekli turistlerin arasında bulmaktan sıkılmanız da kaçınılmaz.

İşte Paris’in gezginler için en güzel yönlerinden biri çok güzel turizm klişelerinin yanında etkileyici gizli hazinelere sahip olması. Paris’e her gezinizde bu gizli hazineleri keşfederek “Işıklar Şehri”ne farklı bir gözle bakabilirsiniz.

Gelin alternatif Paris gezi rehberi ile Paris’in gizli güzelliklerini keşfetmeye başlayalım.

La Butte aux Cailles

Paris’i biraz bilenler, kentin “arrondissement” adı verilen küçük parçalara bölündüğünü, bu arrondissement’ların her birinin de birer numarası olduğunu bilirler.

La Butte aux Caillles, Paris’in 13. arrondissement’ında yer alıyor. Dar arnavut kaldırımı sokakları ve küçük evleriyle La Butte aux Cailles, Paris’in gizli hazinelerinden biri.

Alternatif bir Paris gezi rehberi içinde mutlaka yer alması gereken La Butte aux Cailles, Paris’in geleneksel tarafını yaşayabileceğiniz yerlerden biri. Art nouveau mimarinin hakim olduğu bölgede birçok ilginç restoran, kafe ve bar bulunuyor.

Place Paul Verlaine, La Butte aux Cailles bölgesini keşfetmeye başlamak için iyi bir nokta. Meydandaki çeşme oldukça dikkat çekici. Gezinize devam etmeden önce çeşmeden akan doğal kaynak suyundan mataranıza doldurmayı ihmal etmeyin.

Bölgedeki ikinci durağınız Daviel Caddesi olsun. Caddenin üstünde Alsas tarzı mimarisiyle dikkat çeken bir villa göreceksiniz. Villayı ziyaret etmeniz mümkün. Gezinizi Cinq Diamants Caddesi’nde bitirebilirsiniz. Cadde üstünde etkileyici birçok bina ve dükkan göreceksiniz.

Ucuz Paris Uçak Biletleri

Les Catacombes

paris gezi rehberi catacombes

İtiraf etmek gerekirse, bir yeraltı mezarlığı olan Les Catacombes çoğu Paris gezi rehberi içinde yer alan bir nokta. Ancak Paris’i ziyaret edenler arasında o kadar da popüler olduğu söylenemez.

Les Catacombes, 18. yüzyılda Paris’te yaşanan büyük bir mezarlık sorunu sonunda ortaya çıkmış. Mezar alanlarının yetersizliği nedeniyle eski madenler, ölen insanların kemiklerinin istif edildiği bir yere dönüştürülmüş.

Les Catacombes’da yaklaşık 6 milyon Parisli yatıyor. Altı milyon kişinin kafatasları ve kemiklerinden oluşan bu mezarı ziyaret etmek en başta biraz ürkütücü gibi olsa da, buna değer. Catacombes’da geçireceğiniz birkaç saat, hayatınızın en ilginç tecrübelerinden biri olabilir.

Eğer Les Catacombes’u ziyaret etmeyi planlıyorsanız sizi uyaralım. Aynı anda belirli bir miktarda ziyaretçi içeri alındığından uzun bir kuyruk beklemeniz gerekebilir.

Paris’in Lağım Sistemi

Paris’in gizli hazinelerinden bahsederken böyle bir başlık görmek sizi şaşırtmış olabilir. Lütfen şaşırmayın. Paris’in lağım sistemi, Paris’te göreceğiniz en garip yerlerden biri olabilir.

Paris’in kanalizasyon sisteminin geçmişi 1370 yılına kadar uzanıyor. Suyunu Seine Nehri’nden alan Paris halkı, atıklarını yine Seine Nehri’ne bırakıyormuş. Atık suların açık havada olması, doğal olarak sağlık problemlerine neden olmuş. Kuduz aşısı ve pastörizasyonu bulan meşhur mikrobiyolog Louis Pasteur bile bu dönemde 3 çocuğunu sağlık sorunları nedeniyle kaybetmiş.

Kentte yaşanan sağlık sorunları giderek artmaya başlayınca 1370 yılından bu yana yavaş bir şekilde geliştirilen kanalizasyon sisteminin büyütülmesine karar verilmiş. 1855 yılında III. Napoleon tarafından verilen emirle kentin kanalizasyon sistemi büyütülmüş.

Bugün kentin lağım sisteminin bir bölümünü gezmek mümkün. Hemen burnunuza kötü kokular gelmesin. Kanalizasyon sisteminin gezilebilen bölümleri kullanımda değil ve bir müze olarak düzenlenmiş. Bu müzeye Alma Köprüsü yakınından girebilirsiniz.

Marché St.-Quentin

Alternatif Paris gezi rehberi içinde artık yer altından, mezarlıklardan ve kanalizasyonlardan çıkma vakti. Yer yüzüne ve yaşayan insanların arasına geri dönüyoruz!

Bir kenti yakından tanımanın en güzeller yollarından biri o kentin pazarlarını gezmek. Paris’i tanımanın en güzel yollarından biri de kentteki üstü kapalı pazarları dolaşmak.

Marché St.-Quentin, Paris’teki pazarların en güzellerinden biri. Paris’in 10. arrondisement’ında yer alan pazarda meyve, sebze ve şarküteri ürünlerinin yanında evinize hatıra olarak götürebileceğiniz ufak ev eşyaları da bulunmakta.

Belleville

Paris’in “Chinatown”u Belleville, alternatif Paris gezi rehberi içinde mutlaka bulunması gereken yerlerden.

Özellikle Uzak Doğu mutfağına ilgi duyuyorsanız Belleville’i mutlaka ziyaret etmelisiniz. Belleville’de Çin, Tay ve Vietnam mutfağının yanında Fransız mutfağından lezzetleri de Paris’in merkezine oranla oldukça uygun fiyatlara tadabilirsiniz.

Belleville sadece gastronomi meraklıları için ilginç bir yer değil. Son yıllarda kültürel anlamda kentin en hareketli yerlerinden biri haline gelen Belleville’de birçok sanatçının atölyesi bulunuyor. Bu atölyelerin bazılarını ücret vermeden gezmeniz mümkün. Belleville sokaklarında grafitiler de oldukça etkileyici.

59, Rivoli

Alternatif Paris gezi rehberi rotamıza sanatla devam edelim. Sırada dünyanın en meşhur işgâl evlerinden biri olan 59, Rivoli var.

1999 yılında adları Kalex, Gaspard ve Bruno olan üç sanatçı Rivoli Caddesi üstünde bulunan ve uzun süredir boş olan bu binaya zorla girip işgal etmişler. Binaya yerleşen ve kendilerini esprili bir şekilde “KGB” olarak adlandıran bu üç kafadar, binaya yerleştikten üç ay sonra belediyeden tahliye kağıtları almaya başlamış.

Binayı terk etmemekte kararlı olan “KGB” uzun süren yasal mücadele sonunda binayı kullanma hakkını almış. Bu hakkın alınmasında yerel halkın ve basının büyük katkısı olmuş.

2001 yılında belediye başkanı adayı Bertrand Delanoë, seçilmesi durumunda 59, Rivoli’nin yasal bir sanat merkezi olarak Paris’e kazandırılacağını vaad etmiş. Seçimleri kazan Delanoë sözünü tutmuş ve bina belediye tarafından satın sanatçıların kullanımı için satın alınmış. Yapılan onarımlar sonunda hizmete açılan 59, Rivoli bugün Paris’in en hareketli kültürel köşelerinden biri.

Ucuz Paris Uçak Biletleri

Sainte Chapelle

paris gezi rehberi sainte chapelle

Notre Dame, Paris’in en meşhur kilisesi. Ama Paris’teki en güzel kilise hangisi diye soracak olursanız, cevabımız Sainte Chapelle olur.

Sainte Chapelle, Paris’in adalet sarayı Palais de Justice’in avlusunun ortasında bulunuyor. Dolayısıyla kiliseyi gezmek için güvenlik kontrolünden geçmek zorundasınız.

Burası zamanında Fransız krallarının özel kilisesiymiş. Kraliyete hizmet veren bu kilisede estetik detaylara oldukça önem verilmiş. Kilisedeki mozaiklere ve vitraylardan yansıyan renkli ışıklara hayran kalacaksınız.

Harita