COVID-19 (Koronavirüsü) seyahat planınız üzerinde etkili olabilir. Nereye giderseniz gidin, en son önerileri burada bulabilirsiniz.

Seyahat Haberleri Çocuklarla Gidilecek 8 Avrupa Şehri

Tüm makaleler

Çocuklarla Gidilecek 8 Avrupa Şehri

Çocuklarınız varsa, tatil planı yapmak zorlu bir süreç olabilir. Tatile ayırabileceğiniz süre değerli, ama çocuklarınızın mutluluğu da öyle. Onları mı mutlu edeceksiniz, kendinizi mi? İşte neden ikisi de olmasın dedirtecek 8 şehir! Sömestr bitiyor olsa da, bu destinasyonlar bir sonraki tatiliniz için size fikir verebilir. En ucuz uçak biletini bulmak için Skyscanner'la en uygun uçuşları anında karşılaştırabilirsiniz!

1. Paris, Fransa

Fransa’nın başkenti genelde romantik kaçamaklarla anılsa da, Disneyland Paris bu şehri çocukların da bir numaralı gözdesi haline getiriyor. Mickey ve Goofy’den, Remy ve Elsa’ya kadar sevilen tüm çizgi film kahramanlarının hayata geldiği bu rüya gibi eğlence parkı Paris’in merkezine bir saat civarı bir uzaklıkta olsa da, parkın yakınlarında konaklanabileek bir sürü otel var – buna Disneyland Paris’in kendi şato gibi otel de dahil. Paris’ün öbür büyük eğlence parkı olan Parc Asterix de, çocukların yanı sıra Galyalı kahramanın maceralarıyla büyümüş yetişkinleri de büyüleyecek. Bunun dışında, büyüklerin neden Paris’e bayılacağını anlatmamıza gerek yoktur herhalde.

2. Londra, İngiltere

Avrupa’nın alışveriş başkenti Londra’da en lüksünden en ilgincine her türlü mağazayı, sokak marketini ve butik dükkanı bulmak mümkün… sınırsız zamanınız varsa tabi. Camden Markets, Shoreditch kasabası ve Brompton Road’daki Harrods bunlardan sadece üç tanesi. Çocukların alışveriş adresi de şüphesiz, Avrupa’nın en eski oyuncak mağazası olan Regent Street’teki Hamley’s. Yedi katında özel el yapımı oyuncaklardan aksiyon figürlerine kadar 50 bini aşkın oyuncak barındıran bu mağaza, Londra’nın başlıca gezilecek yerlerinden biri olarak biliniyor. Kısacası çocukla çocuk olmak için ideal bir yer. Fazla alışveriş yapmaktan çekiniyorsanız Londra’nın dünyaca meşhur hayvanat bahçesinde keyifli saatler geçirebilirsiniz.

3. Billund, Danimarka

Lego’nun doğum yeri olan Billund, Lego fabrikası ile birlikte dünyadaki ilk ve en büyük Legoland’e de ev sahipliği yapıyor. 10 bölüme ayrılan Legoland’in en görülmeye değer kısımlarından biri Miniland; burada Lego’dan yapılmış minyatür binalar, kasabalar ve dünyanın sembolik yapılarını görebiliyorsunuz. Ufak çocukların mutluluğu özellikle düşünülmüş; Duploland’de onlara uygun bir sürü etkinlik bulacaksınız. Ulaşım açısından hiç zorluk yaşamayacaksınız, çünkü Billund Havalimanı parka sadece 10 dakika mesafede. Anlayacağınız, Billund’un her bir taşında Lego’nun etkisi var. Tek dikkat etmeniz gereken, fazla kaptırıp, mağazalardaki tüm setleri satın almamak!

4. Barselona, İspanya

Akdeniz kıyılarında bir tatil için Barselona’dan ideal bir yer bulmak çok zor. Neden mi? Çünkü her zevke uygun seçeneklerle dolu bu şehir. Sagrada Familia ve Gaudi’nin tasarladığı binalarla kültür aşıklarını, tapas ve şarap kültürü yeme-içme tutkunlarını mest edecek. Futbolseverler için zaten Camp Nou’nun yeri bambaşka. Ama PortAventura eğlence parkı ve resort otelleri Barselona’yı aileler için de bir o kadar cazip hale getiriyor. Avrupa’nın en yüksek roller coaster’ı Shambhala’nın yanı sıra çılgın atraksiyonları ve su parkı ile tıka basa eğlence dolu bir yer burası. Barselona ve Reus havalimanlarına uygun mesafede bulunan Port Aventura’ya, Barselona şehir merkezinden tren ile de yaklaşık bir saatte ulaşılabiliyor.

5. Salzburg, Avusturya

Tepeden bakan Hohensalzburg Kalesi, doğal güzelliği ve genel olarak eski Salzburg’un masalsı havası sizi bambaşka bir dünyaya götürüyor. Buna bahar aylarındaki şehrin sakinliğini katınca aileler için mükemmel bir seçenek ortaya çıkıyor. Salzburg’un oyuncak müzesi (Spielzeugmuseum) peluş ayıcıkları, türlü türlü oyunları ve çocuk sinemasıyla çocukları, antika oyuncakları ile de yetişkinlere keyifli saatler sunuyor. Mozart’ın doğum yeri olan Salzburg’da, bestekarın müziğiyle her an iç içesiniz. Burada çekilen ve şehri dünya sahnesine tanıtmış olan The Sound of Music filminin şen şakrak şarkıları da şehrin dokusuna kendini katmış. Hellbrunn Sarayı, oyun çeşmeleri ve yakınındaki hayvanat bahçesi ile vakit ayırmaya değecek bir yer. Klişe olacak ama, bu şehir müzik ve kültürüyle çocukları (ve yetişkinleri) hem eğlendiriyor, hem onlara birşeyler öğretiyor.

6. Rust, Almanya

İsmi çok kişiye tanıdık gelmeyebilir belki, ama Rust kenti, Avrupa’nın ikinci en popüler eğlence parkı Europapark’a evsahipliği yapıyor. Avrupa’nın ikinci en yüksek roller coaster’ı olan Silver Star roller adrenalini seven anne babaların ayaklarını yerden keserken, Atlantis gibi interaktif atraksiyonlar tüm aileyi eğlendirecek. Parkın çeşitli bölümlerine Avrupa ülkelerinin isimleri verilmiş ve o bölümlerde, o ülkenin manzaralarını görmek ve yemeklerini tatmak mümkün. Gerçi parka gerek kalmadan bol bol Avrupa görülebiliyor. Rust şehri, araba ile Fransa’nın Strazburg, Almanya’nın Freiburg ve İsviçre’nin Basel şehrine bir saat kadar bir mesafede. Heyecana ve hıza ara vermek istediğinizde, bu üç güzel şehirden birinde soluğu alabilirsiniz.

7. Roma, İtalya

Romantik tatili aile seyahatiyle birleştirmek isterseniz Avrupa’da gidilecek en iyi yerlerden birisi de Roma. Harika İtalyan yemeklerinden tarihi güzelliklere, Roma’da yapılacak şeyler bitmez. Örneğin neredeyse 2 bin yıllık Kolezyum’u gezerken, orada yapılmış gladyatör karşılaşmalarını ve coşkuyu şimdi bile hissedebilirsiniz. Roma’nın turistik yerleri arasında Aziz Petrus Bazilikası, Roma Forumu, Trevi Çeşmesi, Pantheon, Sistina Şapeli, Vatikan Müzeleri ve daha bir sürü ilginç yapı yer alıyor.

8. Stokholm, İsveç

Avrupa’nın tasarım ve moda konusunda öncü şehirlerinden olan Stokholm’ün, dinginliği, yaşam kalitesi ve şehri kaplayan huzurlu kanallarıyla Avrupa’nın düzenli olarak en yaşanası şehirlerinden biri olarak seçilmesi şaşırtıcı olmasa gerek. Böylesi bir şehrin aile tatili için uygun bir yer olması kaçınılmaz. Gidilmesi gereken ilk yerlerden biri çocuk edebiyatının kalbinin attığı Junibacken çocuk müzesi. Masallar diyarına benzeyen müze, Uzun Çoraplı Kız Pippi’nin yaratıcısı Astrid Lingren’den feyiz almış. Macera treni, ‘Masal Meydanı’ ve Avrupa’nın en büyük çocuk kitapevi ile çocukların hayal dünyasında gönüllerince kaybolabileceği bir yer burası. Bunun dışında Stokholm’ün kanallarında şehri su üzerinden keşedip, sayısız harika cafe’den birinde bir fika (İsveç’çe kahve molası) verip yerli tat ve tatlıları (Chokladboll mesela) keşfedebilirsiniz.