Seyahat Haberleri Avrupa’nın en güzel şehirlerinin en havalı 15 mahalle ve semti

Tüm makaleler

Avrupa’nın en güzel şehirlerinin en havalı 15 mahalle ve semti

Bir sonraki şehir gezinizde kendinizi klasik güzellikler ve gezilmesi gereken yerler ile sınırlamak istemiyor, en yeni trendlere yerinde tanık olabileceğiniz heyecanlı bir yer mi arıyorsunuz?

O zaman Türkiye ve Avrupa’daki popüler şehirlerin bu kıpır kıpır semtlerini rotanıza ekleyin. İşte keşfedilmeyi bekleyen, yaratıcılık, yenilik ve keyif kaynayan yerler:

1. Oslo: Grunerløkka

Önceki hayatında bir işçi semti olan Grunerløkka, artık sanatçıların ve yaratıcı gençlerin Oslo’da en sevdiği buluşma noktalarından biri. Gerek butik mağazaları ve ikinci el eşya dükkanlarında, gerekse de Birkenlunden Parkı’ndaki kıpır kıpır bit pazarında, bölgenin tarihi dokusunu koruyan yaratıcı dokunuşlara rastlamak mümkün. Grunerløkka’nın sokaklarında dolaşırken bir anda uzaydan fırlamış gibi duran, uzun silindirlerden ve renkli camlardan oluşan bir yapı ile karşılaşacaksınız. Burası, Grunerløkka’daki öğrenci yurt binası. Bölgenin genç enerjisini daha iyi özetleyen bir şey olamazdı herhalde!

2. Berlin: Neuköln, Friedrichshain ve Kreuzberg

Berlin’in en ‘cool’ yerinin neresi olduğu, şehrin yerlileri için bile cevaplaması çok zor bir soru. Ama herkesin anlaştığı bir nokta var, o da Berlin’in gece hayatının efsane olduğu, özellikle de Neuköln, Friedrichshain ve Kreuzberg bölgelerinde. Avrupa’nın başka neresinde saat sabah 3’te kalkıp öğlene kadar en havalı kulüplerde eğlenmek mümkün? Friedrichshain ve Kreuzberg arasında bulunan ilginç Kater Blau gece kulübüne gidenleri ufak (gerçekten ufak) bir sürpriz bekliyor. Buradaki telefon kulübesinde, nam-ı diğer ‘dünyanın en küçük diskosu’nda, birkaç dakikalığına kendi özel partinizi yapabilirsiniz!

Hala ikna olmadıysanız, işte Berlin’i ziyaret etmek için 11 sebep daha!

3. Paris: La Marais

Herkesin gözdesi Canal Saint-Martin bölgesine kıyasla Le Marais, biraz daha sakin, biraz daha nazlı bir profil çiziyor. Ancak ardı ardına açılan ufak cafe ve restoranlarıyla Paris’teki Yahudi kültürünün kalesi olan bu semt, şehrin en havalı yerlerinden birine dönüşmüş durumda. Özellikle de La Jeune Rue sokağı, Paris sosyetesi ve ‘cool’ gençlerin bir numaralı adresi. Lüks alışveriş arıyorsanız yerli tasarımcıların butik mağazalarını, modern Fransız mutfağını tatmak istiyorsanız da buradaki restoranları zıyaret edin. La Marais’in yıldızının neden bu kadar parladığını anlamak zor değil, değil mi?

Paris’i ziyaret edecekseniz, bu yazıdaki yerlere mutlaka gitmeniz gerekiyor.

4. Barselona: El Born

Barcelona El Born

© Jorge Franganillo, Flickr (Creative Commons, CC BY 2.0)

Cıvıl cıvıl Garcia bölgesinin hemen yanındaki El Born Barselona’nın parlamaya başlayan yerlerinden. Burayı bu kadar çekici yapan şey ne dersiniz? Şatafatlı dükkanlar, hakiki yerli tatları tadabileceğiniz restoranlar ve sunduğu sayısız gece eğlencesi yeterli bir cevap olacaktır herhalde. Modern ve kreatif kimliğinin yanı sıra, El Born birçok tarihi güzelliğe de evsahipliği yapıyor. Bunlardan biri olan Santa Maria del Mar Kilisesi’nin tarihi, orta çağlara dayanıyor. Neden Avrupa’nın en güzel, en trend yerlerinden biri olduğunu anlamak zor değil.

Katalonya’nın göz bebeği bu şehirde, gezilmesi gereken diğer yerleri Barselona rehberimizde bulabilirsiniz.

5. Belgrad: Savamala

Doğu Avrupa’nın başkentleri, nispeten ucuz fiyatları ve özgün atmosferleri sayesinde ziyaretçilerin akınına uğruyor – özellikle de gençlerin. Belgrad’ın ana tren istasyonunun da bulunduğu, şehrin kreatif merkezi Savamala bölgesi, bunun en güzel örneklerinden. Hele ki yazın burası, bambaşka bir güzelliğe bürünüyor. Gençler akşamdan Sava Nehri’nin kıyısında muhabbet etmek ve canlı müzik izlemek için buluşup, sonrasında Belgrad’ın nehir üzerindeki yüzer gece kulüplerine akıyor.

6. İstanbul: Moda ve Karaköy

Gelelim güzel ülkemizin en havalı şehrinin en havalı semtlerine! İstanbul’da kültürün ve eğlencenin başkenti olarak görülen Taksim’e (ve bünyesindeki Asmalı Mescit, Tünel, Cihangir gibi yerlere) iki çok sağlam rakip çıkmış durumda. Bunlardan ilki Kadıköy’ün Moda semti. Nezih mahalle kültürü, ağaçlı sokakları, sevgiyle beslenen sokak hayvanları, dondurmacı ve tatlıcıları, muazzam manzaralı çay bahçesi, ve tabii ki de sahili ile burası, İstanbul’un rahat nefes alınan nadir yerlerinden biri. Ama son yıllarda açılan şık barlar, otantik kahve dükkanları ve sanat atölyeleri ile ekstradan genç bir enerji aşılanmış durumda. Yıldızının yurtdışında bile parlamaya başladığını, etrafta duyulan yabancı dillerin fazlalığından anlamak mümkün. Yine de umuyoruz bu aşırı ilgi, semtin sakin, ince dokusunu bozmaz!

İkinci adresimiz ise, eskiden ticaret ve denizcilik ile anılan Karaköy. Burada bulunan İstanbul Modern, yeni nesil sanat eserlerini görmek için şehrin en popüler yeri. Artık Karaköy’de iştah kabartan balık ekmek ve turşu suyunun yanı sıra, ilginç ve yaratıcı cafe’ler ve restoranlar da bulabilirsiniz. Burada yapılabilecek en eğlenceli şeylerden biri ise şüphesiz Karaköy’de toplaşan renkli gençleri gözlemlemek.

İstanbul’un tadını iyice çıkartmak için, şehrin bu gizli kalmış lezzet noktalarını mutlaka denemeniz gerekiyor.

7. Dublin: Smithfield

Dublin Smithfield

© William Murphy, Flickr (Creative Commons, CC BY-SA 2.0)

Ofis binaları, son moda mağazalar ve sinemalar inşa edilerek modern bir mahalleye dönüştürülmek istenen Smithfield’de, ekonomik kriz sonrası tüm bu planlar suya düşmüş. Ama günümüzde Dublin’in öğrenci kesimi burayı yeniden keşfedip, burayı hem hakiki İrlandalı, hem de çok kültürlü bir yere çevirmeyi başarmışlar. Gençler, buranın hem huzurlu, hem alternatif yaşam tarzlarına kucak açan bir yer olduğunun farkındalar. Smithfield’in en göze çarpan yapılarından biri ise, dünyaca meşhur viski markası Jameson’ın 1780’de açılan ilk imalathanesi. İçkiye meraklıysanız, burada rehber eşliğindeki turlara mutlaka katılın; turun sonunda güzel bir tadım seansı sizi bekliyor olacak!

8. Amsterdam: Noord

Amsterdam’ın bu gizli hazinesi, IJ Gölü’nün kuzeyinde, şehir merkezinin karmaşasından uzakta yer alıyor. Buraya ulaşmanın tek yolu, ücretsiz vapurlardan birine binmek. Amsterdam’ın en sıcak trendlerinin nabzının attığı Noord, şu sıralar iyice ünlenmeye başlamış. Burada modern yapılar ile yeşil alanları aynı karede bulacaksınız. Bu yapılardan en çarpıcı olanı, içinde sinema, müze ve film arşivi bulunduran, gelecekten fırlamış gibi duran EYE Filmmuseum. Amsterdam-Noord’un en ‘cool’ mekanı ise, eskiden bir tershane olarak kullanılan NDSM-Werf. Günümüzde burası, içinde bir kaykay parkı barındıran, sanatçıların çalışma alanlarının ve galerilerin bulunduğu çılgın bir yer. Öğrenci evleriyle, çevresindeki restoranlarla ve geniş alanlarıyla burası, festival ve bit pazarı gibi etkinliklerin ana adresi.

Amsterdam’da mutlaka yapılması gerekenleri sizin için listeledik!

9. Hamburg: Schanzenviertel ve Altona

Gerçek Hamburgluyum diyenlere şehrin en cool yeri neresi diye sorarsanız, hepsi size Schanzenviertel diyecektir. Senelerdir son moda trendlerin hepsine ayak uydurmayı başarmış Schanzenviertel’in, daha meşhur Berlin semtlerinden geri kalır yanı yok. Hamburglular buranın yaratıcılık ruhunu, ilginç mağazalarını ve böyle bir yerde bulunması beklenmeyecek dinginliğini seviyor. Şehrin daha çok kopmayı seven tayfası ise, eğlenmek için soluğu Altona’daki kulüplerde alıyor. Turist kalabalıklarından uzaktaki bu bölgede, her müzik zevkine hitap edecek bir yer mevcut.

10. Madrid: Chueca

Madrid Chueca

© Gonzalo Malpartida, Flickr (Creative Commons, CC BY-SA 2.0)

Kapı komşusu olduğu Malasaña bölgesi gibi, Chueca da İspanyol başkentinin en popüler, trendleri en sıcağı sıcağına takip eden yerlerine sahip. Açık fikirliliğin ve hoşgörünün hüküm sürdüğü Chueca, her sene düzenlenen Onur Yürüyüşü’ne binlerce insanın katılmasıyla daha da bir şenleniyor. Tabii senenin geriye kalan haftasonlarında da Chueca, hem huzurlu bir atmosfer, hem renkli bir gece hayatı vaadediyor. Gecenin sonuna kadar buradaki restoranların tıklım tıklım olmasına şaşmamak gerek. Tüm Madrid, burada geceyi gündüze çevirmeyi seviyor.

İspanya bazen insana bambaşka bir dünyaymış gibi gelebiliyor. Bambaşka bir dünya demişken, Game of Thrones’un İspanya’da çekildiği yerlere seyahat etmek güzel olmaz mıydı?

11. Milano: Brera

Daha çok hızlı temposu ve moda ile meşhur olan Milano, şehrin göbeğinde olmasına rağmen sessiz sakin kalmayı başarmış bir vaha var. İşte burası, Brera semti. Duomo’nun hemen kuzeyinde bulunan Brera, dar sokaklarıyla, şirin apartmanlarıyla, ufak butik dükkanları ve cafeleri ile, büyüleyici bir atmosfer sunuyor. Burası için bir nevi Milano’nun Cihangir’i demek çok da yanlış olmaz. Üstün İtalyan mimarisine turist kalabalıklarından uzakta tanık olmak için, buradaki kiliseleri ziyaret edebilirsiniz. Sanata doymak için ise, şehrin en güzel sanat müzelerinden olan Pinacoteca Brera’ya gidebilirsiniz. Alışveriş aşkınız kabarırsa da merak etmeyin; şehrin en lüks mağazaları birkaç adımlık mesafede!

Herkes Roma’yı konuşsa da, Milano da fazlasıyla ziyaret edilmeyi hak ediyor. Bu moda başkenti şehirde yapmanız gereken şeyleri listeledik.

12. Londra: Hackney Wick

London Hackney Wick Party

© Matt Brown, Flickr (Creative Commons, CC BY 2.0)

Londra öyle bir yer ki, adımınızı nereye atsanız ‘cool’ bir mahalleyle karşılaşıyorsunuz. İngiltere’nin başkentinde her hafta beraberinde yeni bir moda getiriyor adeta. Ama tek bir yere odaklanmak istiyorsanız, Hackney Wick’i seçin deriz. Londra’nun doğusundaki bu bölge, özellikle şu sıralar ün yapan alternatif yemek kültürüyle herkesin dilinde. Buradaki eşsiz sokak lezzetlerini, yerli biraları tadıp, keyifli bir gün geçirebilirsiniz. Olimpiyatlar sırasında basın merkezi olarak kullanılan bina da, artık olağanüstü mutfağa sahip restoranlarla dolu. Hemen şimdi buraya gidin deriz. Aksi takdirde, buraya akın etmeye başlayacak kalabalıkların içinde kaybolmanız işten bile değil!

Seyahat demek yeni lezzetler demek diyenlerden misiniz? O zaman Londra’nın bu en iyi restoranlarını kaçırmayın!

13. Prag: Karlín & Holešovice

Prag Karlín Kunst

© Sam Beckwith, Flickr (Creative Commons, CC BY 2.0)

2002 yılında bir sel sonrası epey hasar alan Karlín, bölge sakinlerinin yeniden yapılandırma çabalarıyla bu travmayı atlatmakla kalmayıp, yepyeni bir kimliğe bürünmüş. Burada yeni sokaklar ile eski fabrika binaları, güzel bir tezat oluşturuyor. Prag’ın yaratıcı çevrelerinden gelen ve buraya yerleşmiş birçok genç, Karlín’in sürekli gelişmesinde ve ününün artmasında önemli pay sahibi. Burası henüz turistler tarafından keşfedilmediği için, şehrin yerli yüzünü, kendine has sanat ve müziğini burada görmek mümkün. Yanı başındaki şık ve popüler Holešovice ise, yepyeni bir kılığa bürünmüş eski endüstriyel binalarla dolu bir sanatçı mahallesi. Burada lüks oteller, şık restoranlar ve sıradışı hediyelik eşyalar satan mağazalar bulabilirsiniz. Holešovice’nin en ilginç yerlerinden biri ise, eskiden bir mezbaha olarak kullanılan, günümüzde ise içinde birçok restoran bulunan tarihi yapı. Burası Pazartesi ve Cumartesi günleri arasında açık.

14. Budapeşte: 7. Bölge (Erzsébetváros)

Szimpla Kert, Budapeşte 7. Bölge

Nicolas Vollmer, Flickr (Creative Commons, CC BY 2.0)_

Macaristan’ın iki yakaya ayrılmış başkentinin Peşte tarafında bulunan Erzsébetváros, daha sık 7. Bölge olarak anılıyor. Tarihi bir Yahudi mahallesi olan 7. Bölge, Avrupa’nın hala kullanımdaki en büyük sinagogu olan Dohány Sokağı Sinagogu’na ev sahipliği yapıyor. 2. Dünya Savaşı sırasında aldığı hasar, bugün bölgenin imzası haline gelmiş . Buradaki ‘harabe barları’ ve özenle eski püskü atmosferi korunan cafeler, şehrin eğlenmeyi bilen insanlarının bir numaralı adresi. Michelin-yıldızlı restoranlardan ufak aile lokantalarına, burada her türlü lezzeti bulmak mümkün. İçi bir sarayı andıran ve Budapeşte’nin dünyaca meşhur sembolü New York Café (New York Kávéház) da 7. Bölge’de bulunuyor.

15. Viyana: Margareten

Avusturya’nın tarihi başkenti, görkemli sarayları, operaları ve müzeleri ile bilinse de, yeni yüzünü keşfetmek için Margareten’e sapmanız gerekiyor. Burası son senelerde Viyana’nın en oturulası yerlerinden biri olmanın ötesinde, sevilen bir buluşma noktası halini almış. Bunun sebebi, şehrin popüler destinasyonlarına yakın olmasına rağmen verdiği huzurlu atmosfer. Buradaki barlar ve restoranlar, gençlerin hararetli muhabbetleri ile şenleniyor. Haftanın yedi günü açık olan yakındaki Naschmarkt, birazcık bizdeki pazarları andırıyor. Burada taze sebze meyve ve bilumum lezzetli yiyeceğin yanı sıra, pazardan aldıklarını ağız sulandıran yemeklere dönüştüren restoran ve barlar bulunuyor. Sıra dışı bir alışveriş tecrübesi için, MadeByYou isimli mağazaya girip, ilham veren bir ortamda kendi seramik eşyalarınızı tasarlayabilirsiniz. Yani seç-beğen-al değil de, seç-beğen-yap!

16. İzmir: Alsancak

İzmirliler için Alsancak’ın yeri bir başka. Bunu anlamak için ekşi sözlük’teki sevgi dolu entry’leri okumak bile yeterli (bkz. ‘İzmir’de her tipten insanın birbirini garipsemeden dolaştığı mekan’ diyen zelyot isimli sözlükçü). Huzurlu ara sokakları, şirin Rum evleri ve tabii ki Kıbrıs Şehitleri Caddesi’ndeki pastaneleri (özellikle de Sevinç Pastanesi) ve restoranlarıyla burası, İzmirli ahalisinin en gözde buluşma noktası. Kordon’da denize nazır keyif çatmaktan bahsetmiyoruz bile. Alsancak’ın mimari güzelliğini de es geçmemek lazım. Buradaki kiliseleri ziyaret edebilir, 1858’de yapımı tamamlanan ve Türkiye’nin ikinci en eski garı olan Alsancak Garı’nda tarihe yolculuk edebilirsiniz. Özetle, Alsancak cennet gibi bir şehrin içinde başlı başına bir cennet.

Şu yazılar da ilginizi çekebilir:

Dünyanın en etkileyici buzdan otelleri

Türkiye’de keşfedilmeyi bekleyen harika yerler

Dünyanın en renkli şehirleri

Harita